🌈 Le pique-nique
Fransızca okuma metni · A2 · Piknik. A2 seviyesinde kısa bir Fransızca hikâye (15 cümle). Önce Fransızca cümleyi oku, sonra altındaki Türkçe çeviriyle karşılaştır. Her bölümün önemli kelimelerini öğren ve sondaki soruyu cevapla.
1. bölüm
La météo annonce du soleil et vingt-cinq degrés pour dimanche.
Hava durumu pazar günü için güneşli ve yirmi beş derece diyor.
Mila et ses amis organisent un pique-nique au bord du lac.
Mila ve arkadaşları göl kenarında piknik planlıyor.
Chacun apporte quelque chose : des sandwichs, des fruits, du jus et une grande couverture.
Herkes bir şey getiriyor: sandviç, meyve, meyve suyu ve büyük bir battaniye.
Seul Tim apporte un parapluie. Tout le monde se moque de lui.
Sadece Tim şemsiye getiriyor. Herkes ona gülüyor.
« Regarde le ciel ! Il n'y a pas un seul nuage ! »
"Gökyüzüne bak! Tek bir bulut bile yok!"
Bu bölümün kelimeleri
| Fransızca | Türkçe |
|---|---|
| la météo | hava durumu |
| ensoleillé | güneşli |
| le lac | göl |
| le nuage | bulut |
Anladın mı? Qu'apporte Tim ?
- Un parapluie · Bir şemsiye
- Une couverture · Bir battaniye
- Du jus · Meyve suyu
Doğru cevap: Un parapluie
2. bölüm
Ils trouvent un bel endroit sous un arbre et commencent à manger.
Bir ağacın altında güzel bir yer bulup yemeye başlıyorlar.
À trois heures, le vent se lève et le ciel se couvre.
Saat üçte rüzgâr şiddetleniyor ve hava bulutlanıyor.
Puis, tout à coup, il se met à pleuvoir. Très fort !
Sonra birden yağmur başlıyor. Hem de bardaktan boşanırcasına!
Les sandwichs sont trempés et la couverture est pleine d'eau.
Sandviçler ıslanıyor ve battaniye su dolu.
Tout le monde court. Seul Tim reste au sec sous son parapluie.
Herkes koşuyor. Sadece Tim şemsiyesinin altında kuru kalıyor.
Bu bölümün kelimeleri
| Fransızca | Türkçe |
|---|---|
| le vent | rüzgâr |
| la pluie | yağmur |
| l'arbre | ağaç |
| mouillé | ıslak |
Anladın mı? Qui reste au sec ?
- Tim · Tim
- Mila · Mila
- Personne · Hiç kimse
Doğru cevap: Tim
3. bölüm
Ils attendent dans un petit café au bord du lac.
Göl kenarındaki küçük bir kafede bekliyorlar.
Tim boit un chocolat chaud et sourit : « Qui rit maintenant ? »
Tim sıcak çikolatasını içip gülümsüyor: "Şimdi kim gülüyor?"
Au bout d'une heure, la pluie s'arrête et le soleil revient.
Bir saat sonra yağmur diniyor ve güneş yeniden çıkıyor.
Au-dessus du lac, il y a un immense arc-en-ciel.
Gölün üzerinde kocaman bir gökkuşağı var.
La prochaine fois, dit Mila, tout le monde apportera un parapluie. Au cas où !
Mila'ya göre bir dahaki sefere herkes şemsiye getirecek. Ne olur ne olmaz!
Bu bölümün kelimeleri
| Fransızca | Türkçe |
|---|---|
| le soleil | güneş |
| l'arc-en-ciel | gökkuşağı |
| l'heure | saat |
| le parapluie | şemsiye |
Anladın mı? Que voient-ils au-dessus du lac ?
- Un arc-en-ciel · Bir gökkuşağı
- Un bateau · Bir tekne
- De la neige · Kar
Doğru cevap: Un arc-en-ciel
Bu hikâyeyi anadili konuşanların sesiyle dinle ve Fransızca adım adım Fenek'te ücretsiz öğren.
Ücretsiz Fransızca kursuna başla →