🦊 FenekBütün okuma metinleri · Bütün kelime listeleri
Bütün okuma metinleri › Almanca okuma › A2

🌈 Das Picknick

Almanca okuma metni · A2 · Piknik. A2 seviyesinde kısa bir Almanca hikâye (15 cümle). Önce Almanca cümleyi oku, sonra altındaki Türkçe çeviriyle karşılaştır. Her bölümün önemli kelimelerini öğren ve sondaki soruyu cevapla.

1. bölüm

Der Wetterbericht sagt: Am Sonntag sonnig und fünfundzwanzig Grad.
Hava durumu pazar günü için güneşli ve yirmi beş derece diyor.
Mila und ihre Freunde planen ein Picknick am See.
Mila ve arkadaşları göl kenarında piknik planlıyor.
Alle bringen etwas mit: Sandwiches, Obst, Saft und eine große Decke.
Herkes bir şey getiriyor: sandviç, meyve, meyve suyu ve büyük bir battaniye.
Nur Tim bringt einen Regenschirm mit. Alle lachen ihn aus.
Sadece Tim şemsiye getiriyor. Herkes ona gülüyor.
„Schau doch den Himmel an! Da ist keine einzige Wolke!“
"Gökyüzüne bak! Tek bir bulut bile yok!"

Bu bölümün kelimeleri

AlmancaTürkçe
der Wetterberichthava durumu
sonniggüneşli
der Seegöl
die Wolkebulut
Anladın mı? Was bringt Tim mit?
  1. Einen Regenschirm · Bir şemsiye
  2. Eine Decke · Bir battaniye
  3. Saft · Meyve suyu

Doğru cevap: Einen Regenschirm

2. bölüm

Sie finden einen schönen Platz unter einem Baum und fangen an zu essen.
Bir ağacın altında güzel bir yer bulup yemeye başlıyorlar.
Um drei Uhr wird der Wind stärker, und es wird bewölkt.
Saat üçte rüzgâr şiddetleniyor ve hava bulutlanıyor.
Dann fängt es plötzlich an zu regnen. Und zwar richtig!
Sonra birden yağmur başlıyor. Hem de bardaktan boşanırcasına!
Die Sandwiches werden nass, und die Decke ist voller Wasser.
Sandviçler ıslanıyor ve battaniye su dolu.
Alle rennen. Nur Tim bleibt unter seinem Schirm trocken.
Herkes koşuyor. Sadece Tim şemsiyesinin altında kuru kalıyor.

Bu bölümün kelimeleri

AlmancaTürkçe
der Windrüzgâr
der Regenyağmur
der Baumağaç
nassıslak
Anladın mı? Wer bleibt trocken?
  1. Tim · Tim
  2. Mila · Mila
  3. Niemand · Hiç kimse

Doğru cevap: Tim

3. bölüm

Sie warten in einem kleinen Café am See.
Göl kenarındaki küçük bir kafede bekliyorlar.
Tim trinkt eine heiße Schokolade und lächelt: „Wer lacht jetzt?“
Tim sıcak çikolatasını içip gülümsüyor: "Şimdi kim gülüyor?"
Nach einer Stunde hört der Regen auf, und die Sonne kommt wieder heraus.
Bir saat sonra yağmur diniyor ve güneş yeniden çıkıyor.
Über dem See steht ein riesiger Regenbogen.
Gölün üzerinde kocaman bir gökkuşağı var.
Nächstes Mal, sagt Mila, bringen alle einen Schirm mit. Für alle Fälle!
Mila'ya göre bir dahaki sefere herkes şemsiye getirecek. Ne olur ne olmaz!

Bu bölümün kelimeleri

AlmancaTürkçe
die Sonnegüneş
der Regenbogengökkuşağı
die Stundesaat
der Regenschirmşemsiye
Anladın mı? Was sehen sie über dem See?
  1. Einen Regenbogen · Bir gökkuşağı
  2. Ein Boot · Bir tekne
  3. Schnee · Kar

Doğru cevap: Einen Regenbogen

Bu hikâyeyi anadili konuşanların sesiyle dinle ve Almanca adım adım Fenek'te ücretsiz öğren.

Ücretsiz Almanca kursuna başla →