🧳 Der verlorene Koffer
Almanca okuma metni · B1 · Kayıp Bavul. B1 seviyesinde kısa bir Almanca hikâye (15 cümle). Önce Almanca cümleyi oku, sonra altındaki Türkçe çeviriyle karşılaştır. Her bölümün önemli kelimelerini öğren ve sondaki soruyu cevapla.
1. bölüm
Clara hatte diesen Urlaub monatelang geplant: eine Woche am Meer auf Malta.
Clara bu tatili aylardır planlıyordu: Malta'da deniz kenarında bir hafta.
Der Flug war pünktlich, und sie landete voller Energie am Flughafen.
Uçuş zamanındaydı ve havalimanına enerji dolu indi.
Doch an der Gepäckausgabe wartete und wartete sie. Ihr Koffer kam nie.
Ama bagaj bandında bekledi de bekledi. Bavulu bir türlü gelmedi.
Am Schalter für verlorenes Gepäck prüfte ein müder Mitarbeiter ihren Pass und ihr Ticket.
Kayıp bagaj ofisinde yorgun bir görevli pasaportunu ve biletini kontrol etti.
„Ihr Koffer ist in Oslo“, sagte er. „Er kommt in zwei, drei Tagen an.“
“Bavulunuz Oslo'da,” dedi. “İki üç gün içinde gelir.”
Bu bölümün kelimeleri
| Almanca | Türkçe |
|---|---|
| der Flug | uçuş |
| der Flughafen | havalimanı |
| der Koffer | bavul |
| der Pass | pasaport |
Anladın mı? Wo ist Claras Koffer?
- In Oslo · Oslo'da
- Auf Malta · Malta'da
- Zu Hause · Evde
Doğru cevap: In Oslo
2. bölüm
Clara hatte nur ihre Handtasche: ein Handy, ein Buch und eine Sonnenbrille.
Clara'nın yanında sadece el çantası vardı: bir telefon, bir kitap ve bir güneş gözlüğü.
Im Hotel sah die Rezeptionistin ihr besorgtes Gesicht und lächelte freundlich.
Otelde resepsiyon görevlisi onun endişeli yüzünü görünce nazikçe gülümsedi.
„Keine Sorge. Meine Schwester hat einen Kleiderladen in der Nähe vom Strand.“
“Merak etmeyin. Kız kardeşimin plajın yakınında bir giyim mağazası var.”
Am Abend kaufte Clara einen Badeanzug, zwei T-Shirts und ein leichtes Kleid.
O akşam Clara bir mayo, iki tişört ve hafif bir elbise aldı.
Am nächsten Morgen schwamm sie im Meer, während ihr Koffer noch unterwegs war.
Ertesi sabah bavulu hâlâ yolculuk ederken o denizde yüzüyordu.
Bu bölümün kelimeleri
| Almanca | Türkçe |
|---|---|
| das Hotel | otel |
| der Strand | plaj |
| das Meer | deniz |
| der Badeanzug | mayo |
Anladın mı? Wer hilft Clara?
- Die Rezeptionistin des Hotels · Otelin resepsiyon görevlisi
- Eine Polizistin · Bir polis
- Ihre Mutter · Annesi
Doğru cevap: Die Rezeptionistin des Hotels
3. bölüm
Ihr Koffer kam schließlich am letzten Tag ihres Urlaubs an.
Bavulu sonunda tatilinin son gününde geldi.
Clara lachte: Sie hatte ihn überhaupt nicht gebraucht.
Clara güldü: Ona hiç ihtiyaç duymamıştı.
Mit weniger Gepäck hatte sich die Reise leichter und freier angefühlt.
Daha az eşyayla yolculuk daha hafif ve özgür geçmişti.
Im Flugzeug nach Hause machte sie eine Reservierung für nächsten Sommer.
Dönüş uçağında gelecek yaz için rezervasyon yaptı.
Diesmal würde sie nur mit Handgepäck reisen.
Bu sefer sadece el bagajıyla seyahat edecekti.
Bu bölümün kelimeleri
| Almanca | Türkçe |
|---|---|
| der Urlaub | tatil |
| die Reservierung | rezervasyon |
| das Flugzeug | uçak |
| das Handgepäck | el bagajı |
Anladın mı? Was beschließt Clara?
- Nur mit Handgepäck zu reisen · Sadece el bagajıyla seyahat etmeye
- Nie wieder zu fliegen · Bir daha asla uçmamaya
- Auf Malta zu bleiben · Malta'da kalmaya
Doğru cevap: Nur mit Handgepäck zu reisen
Bu hikâyeyi anadili konuşanların sesiyle dinle ve Almanca adım adım Fenek'te ücretsiz öğren.
Ücretsiz Almanca kursuna başla →