📱 Número equivocado
İspanyolca okuma metni · B1 · Yanlış Numara. B1 seviyesinde kısa bir İspanyolca hikâye (15 cümle). Önce İspanyolca cümleyi oku, sonra altındaki Türkçe çeviriyle karşılaştır. Her bölümün önemli kelimelerini öğren ve sondaki soruyu cevapla.
1. bölüm
Daniel estaba a punto de dormirse cuando sonó su móvil.
Daniel tam uykuya dalmak üzereyken telefonu çaldı.
Una voz de mujer desconocida dijo: «¿Eres tú, Marco? Por favor, no cuelgues.»
Tanımadığı bir kadın sesi "Sen misin, Marco? Lütfen kapatma," dedi.
Daniel le explicó que se había equivocado de número, pero ella siguió hablando.
Daniel yanlış numarayı aradığını açıkladı ama kadın konuşmaya devam etti.
Dijo que estaba en la estación y que había perdido el último tren.
İstasyonda olduğunu ve son treni kaçırdığını söyledi.
Llovía, casi no le quedaba batería y tenía miedo.
Yağmur yağıyordu, şarjı bitmek üzereydi ve korkuyordu.
Bu bölümün kelimeleri
| İspanyolca | Türkçe |
|---|---|
| la voz | ses |
| el número | numara |
| la estación | istasyon |
| la batería | batarya |
Anladın mı? ¿Dónde estaba la mujer?
- En la estación · İstasyonda
- En casa · Evde
- En el aeropuerto · Havalimanında
Doğru cevap: En la estación
2. bölüm
Daniel miró el reloj. Era casi medianoche.
Daniel saate baktı. Neredeyse gece yarısıydı.
La estación estaba a solo diez minutos de su piso.
İstasyon evine sadece on dakika uzaklıktaydı.
«Espere ahí», dijo. «Voy con un paraguas.»
"Orada bekleyin," dedi. "Şemsiyeyle geliyorum."
Cuando llegó, el andén estaba vacío, salvo por una mujer con un abrigo amarillo.
Vardığında peronda sarı paltolu bir kadından başka kimse yoktu.
Ella se dio la vuelta y Daniel no podía creer lo que veía.
Kadın arkasını döndü ve Daniel gözlerine inanamadı.
Bu bölümün kelimeleri
| İspanyolca | Türkçe |
|---|---|
| la medianoche | gece yarısı |
| el paraguas | şemsiye |
| el andén | peron |
| el abrigo | palto |
Anladın mı? ¿Qué se llevó Daniel?
- Un paraguas · Bir şemsiye
- Una linterna · Bir el feneri
- Las llaves del coche · Araba anahtarlarını
Doğru cevap: Un paraguas
3. bölüm
Era Elena, su mejor amiga del colegio. No se veían desde hacía quince años.
Bu, okuldan en yakın arkadaşı Elena'ydı. On beş yıldır birbirlerini görmemişlerdi.
«Marco es mi hermano», se rio. «Debí de confundir dos cifras.»
"Marco benim kardeşim," diye güldü. "Herhalde iki rakamı karıştırdım."
Volvieron andando bajo la lluvia con un solo paraguas, hablando de los viejos tiempos.
Tek şemsiyenin altında, eski günlerden konuşarak yağmurda geri yürüdüler.
Daniel preparó chocolate caliente y hablaron hasta que salió el sol.
Daniel sıcak çikolata yaptı ve güneş doğana kadar konuştular.
A veces, piensa Daniel, el número equivocado es justo el correcto.
Daniel bazen yanlış numaranın tam da doğru numara olduğunu düşünüyor.
Bu bölümün kelimeleri
| İspanyolca | Türkçe |
|---|---|
| el hermano | kardeş |
| la lluvia | yağmur |
| el chocolate caliente | sıcak çikolata |
| el sol | güneş |
Anladın mı? ¿Quién es Marco?
- El hermano de Elena · Elena'nın kardeşi
- Un amigo de Daniel · Daniel'in arkadaşı
- Un taxista · Bir taksi şoförü
Doğru cevap: El hermano de Elena
Bu hikâyeyi anadili konuşanların sesiyle dinle ve İspanyolca adım adım Fenek'te ücretsiz öğren.
Ücretsiz İspanyolca kursuna başla →